Kambiyo Senedine Mahsus Haciz Yolunda İtiraz ve Şikâyet
Hukukçu Yapay Zekası Editör Ekibi · 18 Ağustos 2026

Kambiyo senedine mahsus haciz yolu itiraz usulü, genel haciz yolundan üç noktada ayrılır: itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır, süre 7 gün değil 5 gündür ve itiraz kural olarak takibi durdurmaz. Bono, poliçe veya çeke dayalı takipte borçlunun elinde üç ayrı yol vardır: borca itiraz, imzaya itiraz ve şikâyet. Her birinin hukuki dayanağı, ispat ölçütü ve tazminat riski farklıdır.
Bu yazının özeti (5 madde):
1. Kimler için? Bono, poliçe veya çeke dayalı takipte borçlu vekili ile alacaklı vekili. 2. Süre: Ödeme emrinin tebliğinden itibaren ödeme için 10 gün; itiraz ve şikâyet için 5 gün. 3. Merci: İcra mahkemesi. İcra dairesine yapılan itiraz sonuç doğurmaz. 4. Etki: İtiraz satıştan başka takip işlemlerini durdurmaz; haciz uygulanabilir. 5. En sık hata: İmzaya itirazın "ayrıca ve açıkça" yapılmaması ve 5 günlük sürenin kaçırılması.
Aşağıda bu üç yolun sınırlarını, İcra ve İflas Kanunu'nun ilgili maddelerini ve Yargıtay'ın yerleşik ölçütlerini uygulamaya dönük biçimde inceliyoruz.
Kambiyo senedine mahsus haciz yolu itiraz usulü neden farklıdır?
Kanun koyucu, kambiyo senetlerinin tedavül kabiliyetini korumak için bu senetlere ayrı bir takip usulü tanımıştır. Düzenleme, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 167-170/a maddelerinde yer alır.
Alacaklının bu yolu seçebilmesi için elindeki belgenin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu anlamında poliçe, bono veya çek olması gerekir. Zorunlu şekil şartlarından biri eksikse belge kambiyo senedi vasfını yitirir ve takip usulü dayanağını kaybeder. Ancak her eksiklik aynı sonucu doğurmaz. TTK m. 777 uyarınca vadesi gösterilmeyen bono görüldüğünde ödenecek sayılır; düzenleme yeri yoksa düzenleyenin adı yanındaki yer düzenleme yeri kabul edilir.
Ödeme emri İİK m. 168 uyarınca düzenlenir. Borçluya 10 gün içinde ödeme; itiraz ve şikâyet için ise 5 günlük hak düşürücü süre tanınır. Süreler tebliğ tarihini izleyen günden işlemeye başlar. Sürelerin hesabında hata payı bırakmamak için kambiyo senetlerinde zamanaşımı ve süre hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Borca itiraz: İİK m. 169 ve m. 169/a ölçütü
Borçlu, borçlu olmadığını, borcun itfa veya imhal edildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını ya da icra dairesinin yetkisiz olduğunu ileri sürebilir. Bu iddialar borca itiraz kapsamındadır ve 5 gün içinde icra mahkemesine dilekçeyle bildirilir.
Kritik nokta ispat ölçütüdür. İİK m. 169/a uyarınca hâkim, borcun bulunmadığının veya itfa ya da imhal edildiğinin resmî veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispatı hâlinde itirazı kabul eder. Tanık dinlenmez. Borçlunun dayandığı belgedeki imza alacaklı tarafından inkâr edilirse, icra mahkemesi İİK m. 68/a usulüne göre imza incelemesi yaptırır. İmzanın alacaklıya ait olduğu anlaşılırsa itiraz kabul edilir ve alacaklı, belgenin değerinin %10'u oranında para cezasına mahkûm edilir.
İtiraz takibi kendiliğinden durdurmaz. İİK m. 169 uyarınca itiraz yalnızca satışı durdurur. Ancak icra mahkemesi, itiraz dilekçesine ekli belgelerden borcun itfa veya imhal edildiği, senedin metninden zamanaşımına uğradığı ya da icra dairesinin yetkisiz olduğu kanaatine varırsa takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir. Bu geçici durdurma kararı, aşağıdaki tazminat rejimi bakımından da belirleyicidir.
Tazminat riski çift yönlüdür, ancak koşulları dar yorumlanmalıdır. İİK m. 169/a uyarınca borçlunun tazminata mahkûm edilebilmesi için takibin geçici olarak durdurulmuş olması ve alacaklının bunu ayrıca talep etmesi gerekir. Bu iki koşul birlikte gerçekleşirse, itirazın reddi hâlinde borçlu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminattan sorumlu tutulur. İtirazın esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde ise kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı aynı orandan sorumlu olur. Genel haciz yolundaki "takibi geciktirme" ölçütü bu takip türünde uygulanmaz.
Zamanaşımı itirazında ayrım önemlidir. Takipten önceki döneme ilişkin zamanaşımı 5 günlük itiraz süresine tabidir. Takip kesinleştikten sonra gerçekleşen zamanaşımı ise İİK m. 71/2 yollamasıyla m. 33/a çerçevesinde ileri sürülür.
İmzaya itiraz: İİK m. 170 ve para cezası riski
Borçlu, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ediyorsa bunu 5 gün içinde ayrıca ve açıkça bildirmek zorundadır. Aksi hâlde imza, borçludan sadır sayılır. Uygulamada en ağır kayıplar bu kuralın gözden kaçmasından doğar.
İcra mahkemesi imza incelemesini bilirkişi marifetiyle yaptırır. İnceleme, mukayeseye elverişli imza örnekleri üzerinden yürütülür. İİK m. 170/2 uyarınca mahkeme, itirazı ciddi görürse alacaklıya tebliğe gerek olmaksızın takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir. Bu ölçüt, borca itirazdaki m. 169/a rejiminden farklıdır.
Sonuçlar ağırdır. İnkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve takip geçici olarak durdurulmuşsa, borçlu alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkâr tazminatına ve alacağın %10'u oranında para cezasına mahkûm edilir. İtirazın kabulü hâlinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı aynı yaptırımlarla karşılaşır.
Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa, tazminat ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir. Dava borçlu lehine sonuçlanırsa bu yaptırımlar kalkar.

Şikâyet yolu: İİK m. 170/a ve takibin iptali
Şikâyet, itirazdan farklı bir hukuki kurumdur. İki hâlde gündeme gelir: senedin kambiyo senedi vasfını taşımaması ve alacaklının kambiyo hukuku uyarınca takip hakkının bulunmaması.
İİK m. 170/a'nın uygulamadaki en güçlü yönü ikinci fıkrasıdır. Bu fıkra uyarınca icra mahkemesi, senedin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığını veya alacaklının takip hakkının bulunmadığını, borçlunun ileri sürdüğü sebeplerle bağlı kalmaksızın re'sen dikkate alarak takibi iptal edebilir.
Bu yetkinin sınırı vardır. Fıkra, re'sen incelemeyi süresinde yapılan şikâyet veya itiraz dolayısıyla usulünce icra mahkemesine intikal eden işlerle sınırlar. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulaması da bu yöndedir: süresinde yapılmış bir başvuru bulunmadan mahkeme kendiliğinden harekete geçemez. Karşılaştırmalı içtihat taraması için Yargıtay 12. Hukuk Dairesi emsal karar arama aracımızı kullanabilirsiniz.
Ayrıca İİK m. 170/a'nın son fıkrası bir istisna getirir: imza inkârı itirazı geri alınmış ya da borç kısmen veya tamamen kabul edilmişse, bu madde hükmü uygulanmaz.
Hangi yola başvurulmalı? Karar ağacı
Aşağıdaki akış, ödeme emrini alan borçlu vekili için başlangıç noktası sunar.
1. Senedin zorunlu şekil şartları eksik mi? (bedel, "bono" veya "emre yazılı senet" ibaresi, kayıtsız şartsız ödeme vaadi, düzenleyenin imzası vb.) → Evet ise şikâyet (İİK m. 170/a), 5 gün içinde icra mahkemesine. Vade ve düzenleme yeri eksikliğinde önce TTK m. 777 karinelerini kontrol edin. 2. Alacaklı ciro zinciri veya hamillik bakımından takip hakkına sahip değil mi? → Evet ise şikâyet (İİK m. 170/a). 3. İmza müvekkile ait değil mi? → Evet ise imzaya itiraz (İİK m. 170), 5 gün içinde, ayrıca ve açıkça. 4. Borç ödenmiş, ertelenmiş veya zamanaşımına uğramış mı? → Evet ise borca itiraz (İİK m. 169), 5 gün içinde; elde resmî veya imzası ikrar edilmiş belge olup olmadığını önceden değerlendirin. 5. İcra dairesi yetkisiz mi? → Yetki itirazını borca itirazla birlikte, aynı 5 günlük süre içinde ileri sürün. 6. 5 günlük süre kaçırıldı mı? → Süreye bağlı itiraz yolu kapanır; kamu düzenine ilişkin ve süresiz şikâyete tabi sebepler saklı kalır (İİK m. 16/2). Bunun dışında menfi tespit davası (İİK m. 72) değerlendirilmelidir. Taraflar tacir ve iş ticari nitelikteyse görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir.
Somut bir örnek: 400.000 TL bedelli bonoya dayalı takipte borçlu, bedelin banka havalesiyle ödendiğini savunuyor. Dekont resmî belge sayılmadığı için tek başına yeterli olmayabilir. Bu nedenle ödemenin senede ilişkin olduğunu gösteren, alacaklı imzalı bir yazışma veya ibraname aranır. Böyle bir belge yoksa borca itiraz reddedilir. Takip bu arada geçici olarak durdurulmuşsa ve alacaklı ayrıca talep ederse, borçlu için %20 tazminat riski de doğar.
Usule uygun bir itiraz veya şikâyet dilekçesini hızlıca yapılandırmak için kambiyo takibinde itiraz ve şikâyet dilekçesi hazırlama aracımızdan yararlanabilirsiniz.

Uygulamada dikkat edilecek noktalar
Dilekçeyi doğru mercie verin. Kambiyo takibinde icra dairesine yapılan itiraz hukuki sonuç doğurmaz ve süre işlemeye devam eder.
İtiraz sebeplerini dilekçede tüketin. Süre geçtikten sonra yeni sebep eklenmesi kural olarak dinlenmez.
Takibin durdurulmasını ayrıca talep edin. Talep bulunmadan mahkemenin geçici durdurma kararı vermesi beklenmemelidir.
Faiz ve ferilere itirazınızı ayrıştırın. Asıl alacağa değil yalnızca işlemiş faize itiraz ediyorsanız bunu açıkça belirtin. Kanuni faiz oranının belirlenme yönteminin 2026'da değiştiğini de gözden kaçırmayın; 3095 sayılı Kanun'un 1. maddesindeki oran, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası reeskont oranına bağlanmıştır. Güncel hesap için icra dosyasında faiz hesaplama aracımız yol gösterir.
Güncel mevzuat kontrolü yapın. Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak anılan 7589 sayılı Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Kanun, İcra ve İflas Kanunu bakımından esas olarak m. 114 çerçevesinde ortaklığın giderilmesi satışlarına ve elektronik satış usulüne ilişkin değişiklikler getirmiştir. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunun itiraz ve şikâyet rejimine doğrudan dokunmamıştır. Buna karşılık aynı Kanunla kanuni faiz oranının belirlenme yöntemi değiştirilmiş olup bu düzenleme derdest icra dosyalarındaki faiz hesabını etkiler. Her dosyada güncel metin teyit edilmelidir.
İçtihadı dosyanıza özgü tarayın. Daire uygulamaları senet türüne ve somut olaya göre farklılaşır; Yargıtay Karar Arama sistemi üzerinden güncel kararları doğrulamanız önerilir.
Sık Sorulan Sorular
Kambiyo takibinde itiraz dilekçesi icra dairesine verilirse ne olur? İcra dairesine yapılan başvuru itiraz olarak sonuç doğurmaz. Kanun bu takip türünde itiraz incelemesi bakımından münhasıran icra mahkemesini görevli kılar. 5 günlük süre bu sırada işlemeye devam eder ve dosyanın icra mahkemesine gönderilmesi süreyi durdurmaz. Bu nedenle dilekçenin doğrudan icra mahkemesine sunulması gerekir.
Borca itiraz reddedilirse hangi kanun yoluna gidilebilir? İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf yolu açıktır. Süre, İİK m. 363 uyarınca tefhim veya tebliğden itibaren on gündür; aynı maddedeki parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda karar kesindir. İstinaf başvurusu takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. İİK m. 169/a'nın son fıkrası uyarınca borçlu, m. 33/3 çerçevesinde teminat göstererek icranın durdurulmasını isteyebilir; bu talep dilekçede ayrıca ileri sürülmelidir.
Çeke dayalı takipte zamanaşımı süresi nedir? Türk Ticaret Kanunu uyarınca çekte müracaat hakkı, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıllık zamanaşımına tabidir. Poliçede kabul edene karşı talepler vadeden itibaren üç yılda zamanaşımına uğrar; hamilin cirantalar ile düzenleyene karşı talepleri ise bir yıllık süreye tabidir. Bonoda düzenleyen, poliçeyi kabul eden gibi sorumlu olduğundan üç yıllık süre uygulanır. Kesilme ve durma hâlleri her borçlu bakımından ayrı değerlendirilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz; somut durumunuz için bir avukata danışın.
Sıkça Sorulan Sorular
?Kambiyo takibinde itiraz dilekçesi icra dairesine verilirse ne olur?
İcra dairesine yapılan başvuru itiraz olarak sonuç doğurmaz. Kanun bu takip türünde itiraz incelemesi bakımından münhasıran icra mahkemesini görevli kılar. 5 günlük süre bu sırada işlemeye devam eder ve dosyanın icra mahkemesine gönderilmesi süreyi durdurmaz. Bu nedenle dilekçenin doğrudan icra mahkemesine sunulması gerekir.
?Borca itiraz reddedilirse hangi kanun yoluna gidilebilir?
İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf yolu açıktır. Süre, İİK m. 363 uyarınca tefhim veya tebliğden itibaren on gündür; aynı maddedeki parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklarda karar kesindir. İstinaf başvurusu takip işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. İİK m. 169/a'nın son fıkrası uyarınca borçlu, m. 33/3 çerçevesinde teminat göstererek icranın durdurulmasını isteyebilir; bu talep dilekçede ayrıca ileri sürülmelidir.
?Çeke dayalı takipte zamanaşımı süresi nedir?
Türk Ticaret Kanunu uyarınca çekte müracaat hakkı, ibraz süresinin bitiminden itibaren üç yıllık zamanaşımına tabidir. Poliçede kabul edene karşı talepler vadeden itibaren üç yılda zamanaşımına uğrar; hamilin cirantalar ile düzenleyene karşı talepleri ise bir yıllık süreye tabidir. Bonoda düzenleyen, poliçeyi kabul eden gibi sorumlu olduğundan üç yıllık süre uygulanır. Kesilme ve durma hâlleri her borçlu bakımından ayrı değerlendirilir. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz; somut durumunuz için bir avukata danışın.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışın.
Haftalık Bültene Abone Ol
Yeni rehber yazıları yayınlandığında haberdar olun. Spam yok, dilediğiniz an tek tıkla çıkabilirsiniz.

