İtirazın İptali Davası: Süre, Şartlar ve İnkâr Tazminatı
Hukukçu Yapay Zekası Editör Ekibi · 30 Temmuz 2026

İtirazın iptali davası, ilamsız icra takibinde borçlunun ödeme emrine itirazı üzerine duran takibin yeniden işlerlik kazanması için alacaklının genel mahkemede açtığı davadır. Dayanağını İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinde bulur. Uygulamada alacaklı vekilinin önündeki en kritik tercih, itirazın kaldırılması yolu ile itirazın iptali davası arasındaki seçimdir. Bu yazıda davanın şartlarını, bir yıllık hak düşürücü süreyi, ticari alacaklarda dava şartı arabuluculuğu ve icra inkâr tazminatının koşullarını meslektaşlar için sistematik biçimde ele alıyoruz.

İtirazın İptali Davası Nedir? Hukuki Dayanağı (İİK m. 67)
Genel haciz yoluyla takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Süresinde yapılan itiraz, İİK m. 66 uyarınca takibi kendiliğinden durdurur. Alacaklının önünde bu noktada iki yol vardır: icra mahkemesinde itirazın kaldırılması veya genel mahkemede itirazın iptali davası.
İtirazın iptali davası bir eda davasıdır. Mahkeme yalnızca itirazı iptal etmekle yetinmez; alacağın varlığını genel hükümlere göre inceler ve takibin devamına karar verir. Bu nedenle davada her türlü delille ispat mümkündür. İİK m. 68'deki belge sınırlaması burada uygulanmaz. Kanunun güncel metnine mevzuat.gov.tr üzerindeki resmî mevzuat bilgi sistemi üzerinden ulaşabilirsiniz.
Davanın kabulü halinde hüküm fıkrasında üç unsur bulunmalıdır: itirazın iptali, takibin devamı ve talep varsa icra inkâr tazminatı. Sadece "alacağın tahsiline" şeklinde kurulan hüküm, uygulamada bozma sebebi olarak karşımıza çıkar.
İtirazın İptali Davası Açma Süresi: Bir Yıllık Hak Düşürücü Süre
İİK m. 67/1 uyarınca alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde dava açmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir ve mahkemece resen gözetilir. Sürenin başlangıcı, itiraz dilekçesinin verildiği tarih değil, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihtir.
Bir yıllık süre kaçırılırsa alacak hakkı tümüyle sona ermez. Alacaklı genel hükümlere göre alacak davası açabilir. Ancak mevcut takip düşer ve o takibe bağlı icra inkâr tazminatı talep edilemez. Sürelerin dosya bazında takibi için zamanaşımı ve hak düşürücü süre hesaplama aracı pratik bir kontrol imkânı sunar.
Ticari ve İşçilik Alacaklarında Dava Şartı Arabuluculuk
Ticari nitelikteki, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerinde arabulucuya başvurulmuş olması TTK m. 5/A uyarınca dava şartıdır. Yargıtay uygulaması, ticari alacağa dayalı itirazın iptali davalarını da bu kapsamda kabul etmektedir. Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, HMK m. 114/2 ve m. 115 çerçevesinde dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. İşçilik alacaklarında ise 7036 sayılı Kanun uyarınca benzer bir zorunluluk söz konusudur.
Süre yönetimi açısından kritik nokta şudur: 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi, arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımının duracağını ve hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini öngörür. Kanunun resmî metni mevzuat.gov.tr'deki 6325 sayılı Kanun sayfasında yer alır. Buna rağmen sürenin son günlerinde yapılan başvurular risklidir. Tebliğ tarihini ve başvuru tarihini belgeleyerek dosyaya koymak yerinde olur.
İcra İnkâr Tazminatı: Yüzde Yirmi Alt Sınırı ve Likit Alacak Şartı
İİK m. 67/2, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde, alacaklının talebi üzerine hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata hükmedileceğini düzenler. Dört koşul birlikte aranır:
- Usulüne uygun başlatılmış geçerli bir icra takibi bulunmalıdır.
- Borçlu süresinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalıdır.
- Dava bir yıllık süre içinde açılmış ve alacaklı haklı çıkmalıdır.
- Tazminat açıkça talep edilmiş olmalıdır; mahkeme resen hükmedemez.
Bunlara ek olarak yerleşik içtihat, alacağın likit olmasını arar. Likit alacak, borçlunun yargılama gerektirmeksizin miktarını bilebileceği veya belirleyebileceği alacaktır. Tazminatın hesaplanması ve işlemiş faizin dosyaya doğru yansıtılması için icra inkâr tazminatı ve işlemiş faiz hesaplama aracı kullanılabilir.
Aynı maddenin devamı, borçlu lehine de bir denge kurar. Takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı aleyhine, borçlunun talebi üzerine aynı oranda kötü niyet tazminatına hükmedilebilir.

Görevli Mahkeme, Dava Değeri ve Dilekçe Tekniği
Görevli mahkeme, takip konusu alacağın niteliğine göre belirlenir. Ticari alacaklarda asliye ticaret, işçilik alacaklarında iş mahkemesi, diğer hallerde asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesinin görevi gündeme gelir. Görev kuralları kamu düzenindendir ve resen incelenir.
Harca esas değer, takip talebindeki asıl alacak ile takip tarihine kadar işlemiş faizin toplamıdır. Dilekçede takip dosyası numarası, ödeme emrinin tebliğ tarihi, itiraz tarihi ve itirazın tebliğ tarihi açıkça gösterilmelidir. Talep sonucunda itirazın iptali, takibin devamı ve inkâr tazminatı ayrı ayrı yazılmalıdır. Bu unsurları eksiksiz içeren bir taslak için itirazın iptali dava dilekçesi hazırlama aracı başlangıç metni üretmekte kullanılabilir.
Yargıtay İçtihadında Öne Çıkan Tartışmalar
Belirsiz alacak davası tartışması bu alanda önemlidir. Alacaklı takip talebinde alacağın miktarını zaten belirlediğinden, aynı alacak için HMK m. 107 anlamında belirsiz alacak davası açılması kural olarak mümkün görülmemektedir. Buna karşılık kısmi itirazın iptali davası açılabileceği, dairelerin yerleşik uygulamasında kabul edilmektedir.
Bir diğer tartışma, dava sırasında ıslah yoluyla talebin artırılmasıdır. Uygulamada itirazın iptali davasının ıslah edilerek alacak davasına dönüştürülebileceği kabul edilmektedir. Bu konudaki güncel daire kararlarını gerçek esas ve karar numaralarıyla teyit etmek için Yargıtay karar arama sistemi ile platformumuzun Yargıtay emsal karar arama aracı birlikte kullanılmalıdır.

Avukatlar İçin Pratik Kontrol Listesi
Öncelikle elinizdeki belgenin İİK m. 68 kapsamında olup olmadığını değerlendirin. Belge varsa altı ay içinde itirazın kaldırılması daha hızlı sonuç verebilir. Belge yoksa veya tanık ve bilirkişi delili gerekiyorsa itirazın iptali yolu tercih edilmelidir.
İkinci adımda alacağın ticari nitelikte olup olmadığını belirleyin ve arabuluculuk başvurusunu erken yapın. Üçüncü adımda itirazın tebliğ tarihini takvime işleyin. Son olarak dava dilekçesinde inkâr tazminatı talebini unutmayın; bu talep sonradan tamamlanamaz.
Sonuç
İtirazın iptali davası, duran ilamsız takibi yeniden işler hale getiren ve alacağı esastan çözen bir eda davasıdır. Bir yıllık hak düşürücü süre, ticari alacaklarda arabuluculuk şartı ve inkâr tazminatının likit alacak ölçütü, dosyanın kaderini belirleyen üç kritik eşiktir. Takip stratejinizi bu üç eşiği önceden planlayarak kurun; süre ve talep eksikliklerinin sonradan giderilmesi çoğu zaman mümkün olmaz.
Sık Sorulan Sorular
İtirazın iptali davası kaç yıl içinde açılır?
İİK m. 67 uyarınca dava, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür ve mahkemece resen dikkate alınır. Süre kaçırılırsa takip düşer; alacaklı yalnızca genel hükümlere göre alacak davası açabilir ve o takibe dayalı icra inkâr tazminatı isteyemez.
İtirazın iptali davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Ticari nitelikte ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacaklarda TTK m. 5/A uyarınca arabuluculuk dava şartıdır; işçilik alacaklarında 7036 sayılı Kanun benzer bir zorunluluk öngörür. Arabulucuya başvurmadan açılan dava usulden reddedilir. 6325 sayılı Kanun m. 18/A uyarınca süreç boyunca hak düşürücü süre işlemez.
İcra inkâr tazminatı ne kadardır ve her davada verilir mi?
Tazminat, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden az olamaz. Ancak kendiliğinden verilmez: dava dilekçesinde açıkça talep edilmesi, alacaklının haklı çıkması ve alacağın likit olması gerekir. Miktarı yargılamayı gerektiren, tartışmalı alacaklarda inkâr tazminatına hükmedilmemektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
?İtirazın iptali davası kaç yıl içinde açılır?
İİK m. 67 uyarınca dava, itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür ve mahkemece resen dikkate alınır. Süre kaçırılırsa takip düşer; alacaklı yalnızca genel hükümlere göre alacak davası açabilir ve o takibe dayalı icra inkâr tazminatı isteyemez.
?İtirazın iptali davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Ticari nitelikte ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacaklarda TTK m. 5/A uyarınca arabuluculuk dava şartıdır; işçilik alacaklarında 7036 sayılı Kanun benzer bir zorunluluk öngörür. Arabulucuya başvurmadan açılan dava usulden reddedilir. 6325 sayılı Kanun m. 18/A uyarınca süreç boyunca hak düşürücü süre işlemez.
?İcra inkâr tazminatı ne kadardır ve her davada verilir mi?
Tazminat, hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden az olamaz. Ancak kendiliğinden verilmez: dava dilekçesinde açıkça talep edilmesi, alacaklının haklı çıkması ve alacağın likit olması gerekir. Miktarı yargılamayı gerektiren, tartışmalı alacaklarda inkâr tazminatına hükmedilmemektedir. > Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz; somut dosyanız için bir avukata danışın ve kanun metinleri ile güncel içtihadı resmî kaynaklardan teyit edin.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışın.