Alacak Zamanaşımı Süresi: Kesilme ve Durma Halleri
Hukukçu Yapay Zekası Editör Ekibi · 24 Temmuz 2026

Bir alacağın zamanaşımına uğraması, icra dosyalarında en çok gözden kaçan risklerden biridir. Alacak zamanaşımı süresi doğru izlenmezse, haklı bir talep bile icra mahkemesinde ileri sürülen def'i karşısında tahsil edilemez hâle gelebilir. Bu rehber, icra ve tahsilat hukukuyla uğraşan meslektaşlara yönelik olarak alacak zamanaşımı süresinin genel ve özel kurallarını, zamanaşımını kesen ve durduran hâlleri ve icra takibindeki def'i mekanizmasını TBK ve İİK hükümleri çerçevesinde ele alır.
Zamanaşımı, alacağın varlığını ortadan kaldırmaz; yalnızca borçluya, dava ve icra yoluyla istenebilirliğe karşı ileri sürebileceği bir def'i hakkı tanır. Bu nedenle süre hesabı, dosya açılırken ve takip sırasında stratejinin ayrılmaz bir parçası olmalıdır.

Alacak Zamanaşımı Süresi Nedir? TBK'daki Genel ve Özel Süreler
Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca, kanunda aksine bir hüküm yoksa her alacak on yıllık genel zamanaşımına tabidir. Bu genel kural, sözleşmesel ve sözleşme dışı birçok alacak türü için başlangıç noktasıdır. Hükmün güncel metnini mevzuat.gov.tr üzerindeki Türk Borçlar Kanunu 146. madde hükmünden teyit edebilirsiniz.
TBK m. 147 ise beş yıllık özel zamanaşımı öngörülen alacakları sayar: kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi bir yıl veya daha kısa dönemler hâlinde ödenmesi kararlaştırılan edimler, satım ve eser sözleşmesinden doğan bazı alacaklar, vekâlet ücreti ile kişisel hizmet ilişkisinden doğan alacaklar bu kapsamdadır. Kambiyo senetlerine dayalı alacaklarda ise TTK m. 661 ve m. 814 çerçevesinde daha kısa, üç yıllık bir zamanaşımı uygulanır; bono, çek ve poliçede süre vadenin gelmesinden itibaren işlemeye başlar. Alacağın hangi süreye tabi olduğunu doğru sınıflandırmak, dosya stratejisinin ilk adımıdır; tereddüt hâlinde süreyi zamanaşımı ve süre hesaplama aracı ile kontrol etmeniz hak kaybını önler.
Zamanaşımını Kesen Haller: Dava, İcra Takibi ve Borç İkrarı
TBK m. 154, zamanaşımını kesen hâlleri iki eksende düzenler. Borçlunun fiiliyle kesilme, borcun kısmen ödenmesi, faiz ödenmesi, rehin ya da kefil verilmesi gibi borcu kabul anlamına gelen davranışları kapsar. Alacaklının fiiliyle kesilme ise dava ya da def'i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurulması, icra takibinde bulunulması ya da iflas masasına başvurulmasıyla gerçekleşir. Buna karşılık, yalnızca noter kanalıyla çekilen bir ihtarname zamanaşımını kesmez; ihtar borçluyu temerrüde düşürür ve temerrüt faizini başlatır, ancak süreyi durdurmaz. Bu ayrımı gözden kaçırmak, uygulamada sık rastlanan bir hatadır; tahsilat öncesi ihtarınızı temerrüt ihtarnamesi hazırlama aracı ile hazırlarken, ihtarın zamanaşımını kesmediğini ve ayrıca dava veya icra takibi gerektiğini müvekkile bildirmek yerinde olur.
Zamanaşımı kesildiğinde süre, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlar (TBK m. 156/1). Borç bir senetle tanınmış veya kesinleşmiş bir mahkeme ya da hakem kararına dayanıyorsa, kesilen süre daha kısa olsa dahi yeniden işleyecek süre TBK m. 156/2 uyarınca daima on yıldır. İcra takibiyle kesilme hâlinde ise TBK m. 157 özel bir kural getirir: zamanaşımı, alacağı elde etmek için icra takibinde her bir işlem yapıldıkça yeniden kesilir. Bu nedenle dosyada haciz, satış talebi gibi işlemler sürdükçe zamanaşımı sürekli tazelenir; dosyanın işlemsiz bırakılması ise bu korumayı ortadan kaldırır.
Zamanaşımının Durması: TBK m. 153'teki Sınırlı Haller
Durma, kesilmeden farklıdır: süre baştan işlemeye başlamaz, yalnızca durma sebebi ortadan kalkana kadar duraklar ve kaldığı yerden devam eder. TBK m. 153, durma hâllerini sınırlı biçimde sayar; velayet süresince çocuğun ana babadan olan alacakları, vesayet süresince vesayet altındakinin vasiden veya vesayet işlemlerinden doğan alacakları, evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacakları, hizmet ilişkisi süresince ev hizmetlilerinin işverenden olan alacakları, alacaklı Türk mahkemelerinde hakkını arayamıyorsa bu imkânsızlık süresi ve alacaklı-borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesi bu kapsamdadır. Maddenin tam metnine mevzuat.gov.tr üzerindeki Türk Borçlar Kanunu 153. madde üzerinden ulaşabilirsiniz. Uygulamada durma hâlleri istisnaidir; asıl belirleyici olan, dosyanın kesilme hâllerinin doğru takip edilmesidir.

İcra Takibinde Zamanaşımı Def'i: İİK m. 33 ve m. 71 Ayrımı
Zamanaşımı, icra hukukunda kendiliğinden gözetilmez; borçlunun def'i olarak ileri sürmesi gerekir. İlamlı takiplerde borçlu, alacağın zamanaşımına uğradığını icra mahkemesinde İİK m. 33'e göre ileri sürebilir. İlamsız takiplerde ise ödeme emrine itiraz aşamasını kaçıran ya da takip kesinleştikten sonra zamanaşımı gerçekleşen borçlu, İİK m. 71 çerçevesinde icra mahkemesinden takibin durdurulmasını isteyebilir; Yargıtay uygulamasında bu türden zamanaşımı şikâyetinin süreye tabi olmadığı kabul edilir. İlamlı takiplerde ise İİK m. 39/I, son icra işleminden itibaren on yıl geçmesiyle takibin zamanaşımına uğrayacağını öngörür ve bu süre TBK m. 156/2'deki on yıllık kuralla örtüşür. Güncel içtihadı doğrularken uydurma esas ve karar numarası kullanmaktan kaçının; ilgili daireyi ve ilkeyi Yargıtay karar arama portalı karararama.yargitay.gov.tr üzerinden doğrulayın.
Zamanaşımı ile Takibin Düşmesini (İİK m. 78) Karıştırmayın
Uygulamada sık yapılan bir hata, zamanaşımını icra dosyasının işlemden kaldırılmasıyla karıştırmaktır. İİK m. 78 uyarınca alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde haciz istemez veya haciz talebini yenilemezse dosya muameleden kaldırılır; bu, usule ilişkin bir sonuçtur ve zamanaşımını kendiliğinden doğurmaz. Dosyanın yeniden canlandırılması için alacaklının yenileme talebinde bulunması gerekir; ancak yenileme, alacağın maddi hukuktaki zamanaşımı def'ine karşı bir kalkan oluşturmaz. Bir başka deyişle işlemden kaldırma usuli, yenileme canlandırıcı, zamanaşımı ise takibin esasını belirleyen bağımsız bir savunma aracıdır. Dosya stratejisi kurarken bu üç kavramı ayrı tutmak, hem alacaklı hem borçlu vekili için kritik önemdedir.
Pratik Hesap: Zamanaşımı Süresi Nasıl Hesaplanır?
Süre hesabında ilk adım, alacağın hangi zamanaşımı kategorisine girdiğini belirlemektir: genel on yıl mı, özel beş yıl mı, yoksa kambiyo senedindeki üç yıl mı? İkinci adım, sürenin başlangıç anını tespit etmektir; kural olarak alacağın muaccel olduğu, yani istenebilir hâle geldiği tarih esas alınır. Üçüncü adım, süre içinde kesme sebebi doğup doğmadığını kontrol etmektir; dava açılması, icra takibi başlatılması veya borcun ikrarı süreyi sıfırlar ve aynı uzunlukta yeniden başlatır. Örneğin beş yıllık bir alacakta üçüncü yılda icra takibi başlatılırsa, süre o tarihten itibaren yeniden beş yıl olarak işlemeye başlar; takip sırasında yapılan her yeni icra işlemi de TBK m. 157 uyarınca süreyi tazeler.
Dosya açmadan önce bu hesabı yapmak, hem gereksiz bir def'i riskini önler hem de hangi alacakların acilen takibe alınması gerektiğini gösterir. Emsal içtihatları tararken ilgili daireyi ve tarihi belirterek Yargıtay emsal karar arama aracı üzerinden inceleyin ve itirazın iptali gibi takip sonrası davalarda kullanacağınız dilekçeyi hazırlarken süre hesabınızı dilekçeye yansıtın.
Sonuç ve Pratik İpuçları
Alacak zamanaşımı süresi, dosyanın açılış anından icra takibinin sonuna kadar sürekli izlenmesi gereken bir risktir. Genel on yıllık ve özel beş yıllık süreleri doğru sınıflandırın, kesme sebeplerini (dava, icra takibi, borç ikrarı) zamanında oluşturun ve durma hâllerinin istisnai olduğunu unutmayın.
İcra takibinde def'inin İİK m. 33 ve m. 71 ayrımını, ilamlı takipte on yıllık İİK m. 39 kuralını ve takibin düşmesiyle zamanaşımının farklı kurumlar olduğunu net tutun. Süre hesabınızı ve emsal araştırmanızı resmî kaynaklardan teyit ederek dosyanızı sağlam bir zemine oturtun.
Sık Sorulan Sorular
Alacak zamanaşımı süresi kaç yıldır? Kanunda aksine bir hüküm yoksa TBK m. 146 uyarınca genel zamanaşımı süresi on yıldır. Kira bedeli, anapara faizi, ücret gibi bir yıl veya daha kısa dönemli edimlerde TBK m. 147'deki beş yıllık özel süre uygulanır. Bono, çek ve poliçe gibi kambiyo senetlerinden doğan alacaklarda ise TTK hükümleri uyarınca üç yıllık daha kısa bir zamanaşımı geçerlidir. Somut alacağın hangi kategoriye girdiğini önce tespit etmek gerekir.
İcra takibi başlatmak zamanaşımını keser mi? Evet. TBK m. 154 uyarınca alacaklının icra takibinde bulunması zamanaşımını keser ve süre o tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. Ayrıca TBK m. 157 gereğince, takip devam ettiği sürece dosyada yapılan her yeni icra işlemi zamanaşımını tekrar keser. Buna karşılık yalnızca noter ihtarnamesi çekmek zamanaşımını kesmez; ihtar borçluyu temerrüde düşürüp temerrüt faizini başlatır ama süreyi durdurmaz veya kesmez.
Zamanaşımı def'i icra mahkemesinde ne zaman ileri sürülür? İlamsız takiplerde borçlu, ödeme emrine süresinde itiraz ederek zamanaşımını ileri sürebilir; takip kesinleştikten sonra zamanaşımı gerçekleşirse İİK m. 71 çerçevesinde icra mahkemesine başvurabilir ve uygulamada bu şikâyet süreye tabi tutulmaz. İlamlı takiplerde ise zamanaşımı def'i İİK m. 33'e göre icra mahkemesinde ileri sürülür; son icra işleminden itibaren on yıl geçmesi ayrıca İİK m. 39 kapsamında değerlendirilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz; somut durumunuz için bir avukata danışın ve mevzuat ile emsal kararları resmî kaynaklardan teyit edin.
---META--- title: Alacak Zamanaşımı Süresi: Kesilme ve Durma Halleri description: Alacak zamanaşımı süresi kaç yıldır? TBK m.146-157 ve İİK m.33/39/71 çerçevesinde kesilme, durma halleri ve icra takibinde zamanaşımı def'i rehberi. slug: alacak-zamanasimi-suresi-icra keyword: alacak zamanaşımı süresi ---SON---
Sıkça Sorulan Sorular
?Alacak zamanaşımı süresi kaç yıldır?
Kanunda aksine bir hüküm yoksa TBK m. 146 uyarınca genel zamanaşımı süresi on yıldır. Kira bedeli, anapara faizi, ücret gibi bir yıl veya daha kısa dönemli edimlerde TBK m. 147'deki beş yıllık özel süre uygulanır. Bono, çek ve poliçe gibi kambiyo senetlerinden doğan alacaklarda ise TTK hükümleri uyarınca üç yıllık daha kısa bir zamanaşımı geçerlidir. Somut alacağın hangi kategoriye girdiğini önce tespit etmek gerekir.
?İcra takibi başlatmak zamanaşımını keser mi?
Evet. TBK m. 154 uyarınca alacaklının icra takibinde bulunması zamanaşımını keser ve süre o tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar. Ayrıca TBK m. 157 gereğince, takip devam ettiği sürece dosyada yapılan her yeni icra işlemi zamanaşımını tekrar keser. Buna karşılık yalnızca noter ihtarnamesi çekmek zamanaşımını kesmez; ihtar borçluyu temerrüde düşürüp temerrüt faizini başlatır ama süreyi durdurmaz veya kesmez.
?Zamanaşımı def'i icra mahkemesinde ne zaman ileri sürülür?
İlamsız takiplerde borçlu, ödeme emrine süresinde itiraz ederek zamanaşımını ileri sürebilir; takip kesinleştikten sonra zamanaşımı gerçekleşirse İİK m. 71 çerçevesinde icra mahkemesine başvurabilir ve uygulamada bu şikâyet süreye tabi tutulmaz. İlamlı takiplerde ise zamanaşımı def'i İİK m. 33'e göre icra mahkemesinde ileri sürülür; son icra işleminden itibaren on yıl geçmesi ayrıca İİK m. 39 kapsamında değerlendirilir. Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımaz; somut durumunuz için bir avukata danışın ve mevzuat ile emsal kararları resmî kaynaklardan teyit edin.
Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Somut durumunuz için bir avukata danışın.